Bildiğimiz gibi ilk 6 yıl çocukların gelişiminin en hızlı olduğu, öğrenmeye en açık oldukları yıllar. Bir daha geri gelmeyecek olan bu yılları en verimli şekilde değerlendirebilmek için çocuklarımızı mümkün olduğunca sosyalleştirmeli, yeni beceriler kazanmalarını teşvik etmeliyiz. Bu nedenle, tam da ilk 6 yılın sonlarına denk gelen okul öncesi eğitim çocuklarımızın hayat boyu gelişimi için büyük önem taşır. Gelin hep birlikte çocuklarımızı anaokuluna göndermek onlara neler kazandırır, bakalım.

Sosyalleşirler

Yeni başlayan çocuklar için ilk etapta oldukça korkutucu olsa da anne- baba olmadan, yaşıtlarıyla eşit koşullar altında ve aile üyeleri dışındaki yetişkinler arasında zaman geçirmek çocuklara sosyal ortamlarda nasıl davranması gerektiği güvenli bir şekilde öğretir. Çocuklar insanlarla sağlıklı iletişim kurabilmeyi ve bunu yaparken toplum kurallarına da uyabilmeyi anaokullarında öğrenirler.

 

Yardımlaşma ve paylaşmayı öğrenirler

Anaokullarında çoğu zaman çocuklar arasındaki sürtüşmeyi en aza indirgeyecek şekilde her öğrenci için ayrı materyaller mevcut olsa da çocuklar aynı oyuncakları, aynı kitapları sınıf arkadaşlarıyla paylaşma, yemek saatinde herkesle aynı masada oturma gibi ortak aktivitelere de dahil olmak durumunda kalırlar. Böylelikle diğer insanlarla paylaşmayı ve yardımlaşmayı öğrenirler.

 

Sorumluluk almayı öğrenirler

İlkokuldaki kadar olmasa da okul öncesi eğitim kurumlarında da çocuklara yapabilecekleri seviyelerde bir takım ev ödevleri, hatta sorumluluk almayı öğretici yumurtayı kırmadan eve götürüp ertesi gün sağlam bir şekilde okula geri getirmek gibi belli başlı görevler verilir. Bütün bunlar çocuklara erken yaşlarda sorumluluk almayı, verilen bir görevi layığıyla yerine getirmeyi öğretir.

İnce ve kaba motor becerileri gelişir

Anaokullarında hemen hemen her gün faaliyet saatleri ve bu saatlerde de bol miktarda boyama, kesme, yapıştırma gibi ince motor becerilerini geliştirici aktiviteler ve oyunlar yer alır. Bunun yanı sıra koşma, zıplama, tırmanma gibi kalın motor becerilerini geliştirici çeşitli sportif faaliyetler de okula giden her çocuğun çok severek dahil olduğu aktivitelerdendir.

 

Dil becerileri gelişir

Çocukların dil becerileri ancak kullandıkça ve dile maruz kaldıkça gelişir. Anaokulları çocukların hem öğretmenlerini hem de yaşıtlarını gözlemleyerek yeni kelimeler öğrenmelerini, öğrendikleri kelimeleri farklı şekillerde kullanmalarını, hatta arkadaşlarıyla birlikte yeni kelimeler icat etmelerini, yani kullandıkları dile hakim olmalarını sağlar.

 

Yaratıcılıkları gelişir

Anaokulunda çocuklar neredeyse her aktiviteyi oyunlaştırarak, pek çok şeyi –mış gibi yaparak gerçekleştirirler. Tüm gün boyunca oyun oynayan, canlandırmalar yapan, değişik rollere bürünen, önündeki nesneleri farklı bir nesneymiş gibi hayal eden çocukların elbetteki hayal güçleri zenginleşir, yaratıcılıkları artar.

Herkesin farklı görüşlere sahip olabileceğini öğrenirler

Çocuklar başkalarıyla iletişim kurdukça insanların kendisinden farklı istekleri, duyguları ve inançları olabileceğini ve davranışlarını bunlara göre sergilediklerini öğrenir. Anaokulunda farklı ailelerde yetişmiş pek çok arkadaşları olacağı için farklı görüşlere ve bakış açılarına karşı daha anlayışlı bireyler olarak yetişirler.

 

Özgüvenleri artar

Öğretmenleri ve arkadaşlarıyla pozitif ilişkiler kurabilen bir çocuğun kendine olan güveni artar. Kendini ifade edebildikçe ve başkaları tarafından kabul gördükçe kendisi hakkında olumlu düşünceler geliştirir ve kendisini değerli hisseder. Okul öncesi eğitim yıllarında başlayan bu pozitif tutum ömür boyu devam eder.

 

İlkokula daha kolay geçiş yaparlar

Okul öncesi eğitim süresince çocuklar sayılar, harfler, şekiller gibi temel bilgiler edinirler. Bunlar çok basit de olsa ilkokula başlarken çocukların daha kolay bir geçiş yapmalarına ve daha çabuk uyum sağlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, sosyal olarak da artık yeni arkadaşlar edinmeye ve öğretmenleriyle iletişim kurmaya alışkın oldukları için ilkokulda zorluk yaşamazlar.