Teknolojik gelişmeler başta olmak üzere pek çok faktöre bağlı olarak günümüzün yaşam tarzında hareketsizlik ön planda. Zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimi devam eden çocuklar için bir durma hali olan hareketsizlik, çocukların hayatlarını olumsuz yönde etkilemekte ve gelecek için bazı riskler oluşturmaktadır. Fiziksel olarak aktif çocukların kaslarının, kemiklerinin, motor ve koordinasyonlarının iyi bir şekilde geliştiğini, normal yağ oranlarına sahip olduklarını, fiziksel bir rahatsızlık yaşama ihtimallerinin daha düşük olduğunu, duygusal olarak da kendilerini daha iyi hissettiklerini (ör: daha az kaygılı ve depresif hissetme) ve içselleştirdikleri fiziksel olarak aktif olma alışkanlığını hayatlarının ileriki dönemlerinde de sürdürme eğiliminde olduklarını bilmekteyiz. Bahsedilen faydalar yetişkinler için de geçerli tabii. Fakat çocuklar için fiziksel aktivitenin oldukça az değinilen ve bilinen bir faydası daha var: bilişsel beceri gelişimi.

  

Aileler çocuklarının akademik performanslarını arttırmak için özel dersler ve kurslara başvuruyorlar. Oysaki uzun saatler boyunca masa başında oturmayı gerektiren ve fiziksel hareketsizlik oluşturan bu tarz çalışmalar akademik performansın gelişmesi için tek seçenek değil. Akademik performansın gelişmesi için çocuklar bu kurslara ek olarak günlük fiziksel aktivite ihtiyaçlarını da karşılıyor olmalılar. Bu noktada bazı araştırma sonuçlarına değinmekte fayda var. Fiziksel aktivitenin bilişsel işlevlerden mesul kısımları değiştirdiğini beyin görüntüleme teknikleriyle kanıtlayan araştırmalardan birinde yirmi dakika boyunca koşu bandında hızlı yürümenin ergenlerin okuduğunu anlama becerisini olumlu yönde etkilediği bulunurken, ABD’de Illinois-Champaign Üniversitesi’nde yapılan deneysel bir diğer çalışmada ise 7-9 yaşları arasındaki çocukların her gün okul sonrasında kırk dakika süren fiziksel aktivite programına katılmalarının dikkat de dâhil olmak üzere temel bilişsel becerilerini iyi yönde etkilediği bulunmuştur. Kanada’da öğrencileri 2’nci sınıftan 6’ıncı sınıfa kadar izleyen bir diğer çalışmanın sonuçlarına göre haftada beş saat fiziksel etkinlik programına katılan çocuklar, bu dört senelik süre boyunca diğer çocuklara oranla daha iyi bir akademik başarı göstermişlerdir.

 

Fiziksel aktivite davranışını etkileyen bazı faktörlerden söz edecek olduğumuzda; çocuğun bireysel özellikleri (ör. özgüveni, girişkenliği, arkadaşlarıyla ilişkisi), okul (ör. beden eğitimi dersinin sıklığı, okul takımları vb.), fiziksel ve sosyal çevre (ör. evin yakınında oyun oynayabileceği park, spor salonunun olması) ve aile (ör. teşvik etme, model olma ) karşımıza çıkmaktadır. Ebeveynlerin çocuklarının hayatına fiziksel aktiviteyi dâhil etmeleri son derece önemli. Yalnızca akademik başarı odaklı değil fiziksel aktiviteye de önem veren bir okul tercihinde bulunmak,  yaşadıkları yerin yakınında park, bahçe, spor salonu olmasına önem vermek veya çocuğun bu yerlere erişimine yardımcı olmak, birlikte doğada yürüyüş yaparak, bisiklete binerek model olmak ebeveynlerin yapabileceği şeylerden sadece birkaçı.

 

Bazı çocukların hem günümüzün getirdiği alışkanlıklardan dolayı fiziksel aktivitede bulunmak yerine evde saatlerce sabit bir ekrana bakmayı daha çok tercih ettiği gerçeğini, hem de başarı odaklı okullarda oldukça yoğun geçirilen bir günün veya haftanın ardından hareket etmeye karşı dirençlerini göz önünde bulundurduğumuzda,  ebeveynlerin çocukları fiziksel aktiviteye teşvik etme çabalarının bazen başarısızlıkla sonuçlandığını bilmekteyiz. Bu durumda, iyi bir teşvik için çocuğun keyif aldığı, yaşına uygun ve devam sağlayabileceği bir fiziksel aktivite seçimi işleri biraz daha kolaylaştıracaktır. Azı karar çoğu zarar diyerek, tercih edilen fiziksel aktivitenin çocuğu bunaltmayacak yoğunlukta olmasına da dikkat etmek gerekir. Çocuk bunun kendi fiziksel ve duygusal sağlığı için çok önemli bir zorunluluk olduğunu ancak bu zorunluluğun içinde tercih hakkının da (hangi fiziksel aktiviteyi istediğine karar vermek gibi) olduğunu bilmeli. Aktivite sonrasında çocuğun kendini nasıl hissettiğini sormak, bedeninden oluşan tere, kalbinin atış hızına, yorgunluk hissine odaklanmasını sağlamak ve bunun üzerine konuşmak çocuğun fiziksel aktivitenin kendi bedeninde ve zihninde nasıl bir etki yarattığını anlamasını sağlayacaktır. Örneğin fiziksel aktivite sonrasında eve yorgun argın gelmiş, susamış, acıkmış, dinlenme ihtiyacında olan bir çocukla “Fark ettin mi şuan dinlenmek ne kadar keyifli. Ama hareket etmediğimiz zamanlarda zaten hiç yorulmadığımız için bu yorgunluk sonrası dinlenmenin tadını çıkaramıyoruz. Hareket etmediğimiz zamanlar belki sana zaten dinleniyormuşsun gibi gelebilir ama fazla dinlenmek vücudumuz için faydalı değil. Vücudumuzun sisteminin çalışması için hareket etmek, yorulmak ve sonra dinlenmek gerekiyor” tarzında farkındalık kazandırıcı konuşmalar yapılabilir.

 

Araştırmalar, fiziksel aktivitenin türü ve içeriğinden ziyade fiziksel aktiviteye katılımın kendisinin bilişsel becerileri pozitif etkilediğini gösteriyor. Çocukların harekete geçiren her türlü eylem fiziksel olarak kabul edilebilir. Yazın çocuklar açık havada, parklarda, havuzlarda günlük fiziksel aktivite ihtiyacını daha kolay giderebiliyorken kış mevsiminin fiziksel aktiviteyi kısıtladığını görmekteyiz. Aslında artık kışın da bu aktivitelerin pek çoğunu gerçekleştirmek mümkün. Atölyeler, oyun grupları, kapalı spor salonları, oyun merkezleri çocuklarınız için tercih edebileceğiniz yerler arasında.  Evde hareket etmeye karşın hareketsizliğin ağır bastığını ve alan kısıtlaması olduğunu göz önünde bulundurarak çocuklarınızın bu ihtiyacını dışarıda bir yerlerde eğer mümkünse doğada karşılamaları için gerekli koşulları oluşturmanızda fayda var.

 

Uzm. Klinik Psikolog Dilay Celasun

Referanslar:

https://kidshealth.org/en/parents/active-kids.html

http://www.hurriyet.com.tr/egitim/akademik-basari-icin-odev-degil-spor-yapsin-

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/491916

https://www.heysigmund.com/physical-activity/