Tabletini veya telefonunu elinden bırakmak istemeyen ,bilgisayar başından bir türlü ayrılmayan bir çocuğunuz varsa ve bundan kaygılanıyorsanız yalnız değilsiniz.

Birçok aile, teknolojinin yaygın kullanımının çocuklar üstünde olası etkileri hakkında endişe duyuyor. 

Yeni yapılan bir bilimsel çalışma da bu endişelerin yersiz olmadığını gösteriyor. UCLA Üniversitesi’nden psikologların yürüttüğü bu çalışma(*) sadece 5 gün boyunca bir doğa kampında teknolojik aletlerden uzak vakit geçiren çocukların, duyguları anlamakta daha başarılı olduğunu gösteriyor. 

 

DOĞA KAMPINDA SADECE 5 GÜN

6. sınıfa giden çocuklarla yapılan bu çalışmada çocuklar kampta geceleri birlikte kalıp gündüzleri yürüyüşlere ve doğayla ilgili faydalı becerileri ve bilgileri öğrendikleri aktivitelere katılıyorlar. En önemlisi de elektronik cihazlara ulaşımlarının olmaması. Hem kamptan önce hem de kamptan sonra yüzlerden ve hareketlerden duyguları anlama testlerine tabi tutuluyorlar. 

SONUÇ 

Kamp sonrasında çocukların aldığı puanlarda büyük artış gözlemleniyor. Okula giden ve aynı medya kullanım alışkanlıklarına devam eden çocuklarla karşılaştırıldıklarında kampa giden çocukların duyguları anlamakta daha becerikli olduğu bulunuyor. 

 

ÇOCUKLARIN DUYGULARI OKUYABİLMESİ NEDEN ÖNEMLİ?

Çoğu zaman karşımızdaki kişinin duygularını hiç fark etmeden anlayabildiğimiz için bunun ne kadar önemli bir beceri olduğunu fark etmeyiz. Fakat karşımızdaki kişinin bakışlarından, ses tonundan, surat ifadesinden ve vücut dilinden sürekli o kişinin hissettiklerini anlamaya çalışırız. Bir saniyeliğine özel olmayan bu ipuçlarını anlayamadığınızı varsayın. Hasta olup okula gitmek istemediğini söylerken kaçan bakışları aslında okulda sorunlar yaşadığını söylüyor, fakat siz sadece söylediklerini duyuyorsunuz.

Duyguları anlamak en çok da çocuklar için önemli becerilerdir. Özellikle dil öğrenimini tamamlamamış çocuklar etrafındakilerin korkularını, üzgünlüklerini ve sevinçlerini anlayarak neyin onlar için zararlı veya zararsız olduğunu ayırt etmeye çalışırlar. Sosyal ilişkilerin en önemli olduğu ergenlik çağında da sosyal ipuçlarını anlamak çocuk için büyük önem taşır.

 

AİLELER DEĞİŞİME NEREDEN BAŞLAYABİLİR?

Bu çalışmanın sonuçları ailelere ne gibi dersler verebilir? Tabi ki çocuklarımızı 5 gün boyunca tümüyle ekranlardan uzak tutmak her zaman ulaşabileceğimiz bir hedef değil. Fakat günlük hayatımızda yapacağımız birkaç değişiklik çocuklarımızın anlayışını ve iletişim kabiliyetlerini güçlendirebilir. Bu yüzden şu üç kuralı unutmamakta fayda var:

 

1. Ekran başında geçen zamanı azaltın

Buna bazı zamanlar ve saatlerde telefon veya televizyonun açık olmaması gibi kurallarla başlayabilirsiniz. Örneğin yemekte telefonların kullanılmaması ya da küçük yaşlardaki çocukların ekran başında geçen sürelerin kısıtlanması gibi. Özellikle araştırmacılar 2 yaş altı çocukların gelişimi için ekran başında vakit geçirmemeleri gerektiğini vurguluyor.

Eğer siz telefonunuzu yemekte kapatırsanız çocuğunuz da seve seve takip edecektir. Tümüyle teknoloji kullanmayı kesmek yerine çocuğunuzun yemekten sonra tekrar çizgi film izleyebileceğini söyleyebilirsiniz. Ya da bir sürelik tablet veya bilgisayar izinleri verebilirsiniz, süre bittiğinde anlaşmanızı hatırlatırsanız çocuğunuz kararlarınızın makul olduğuna güvenecektir.  Her ne kadar çocuğunuzu üzgün veya kızgın görmek kalp kırıcı ve zor olsa da unutmayın ki bir ebeveyn olarak her konuda çocuğunuzun isteklerine uymak uzun vadede çocuğunuzun yararına olmayacaktır. 

 

2. Rol model olun

Eğer bir yandan çocuğunuzun daha fazla yüz yüze iletişime geçmesini isteyip diğer yandan da akşam eve geldiğinizde tabletinize, telefonunuza ya da bilgisayarınıza gömülüyorsanız işiniz hiç de kolay olmayacaktır. Çocuklar anne babalarını model alır ve sizin yaptığınız davranışı doğru olarak görürler. Eğer çocuğunuza kurallar koyup bunları kendiniz uygulamazsanız size ve bu kurallara olan inançları azalır. Aynı zamanda ekran başında geçirmeyeceğiniz zamanda çocuğunuzla konuşup birlikte aktivitelerde bulunarak çocuğunuza da daha fazla iletişim olanağı sağlayabilirsiniz. 

 

3. Çocuğunuza yüz yüze iletişim kurmaya dayanan aktiviteler seçin

Bu herhangi bir spor, sanat veya bilim aktivitesi olabilir. Önemli olan çocuğunuzun başkalarıyla gerek iş birliği içinde olarak gerekse bir öğretmenden yüz yüze bir beceri öğrenerek etkileşim halinde olmasıdır. Çocuklu arkadaşlarınızla yapabileceğiniz bir yemek veya bir yürüyüş bile bu olanağı sağlayabilir.

İlişki kurma olanağı sağlayan ve çocuğunuzun hoşuna giden aktiviteler türetmek her zaman kolay olmayabilir. Bu yüzden Çocuklar Keşifte olarak bizim en büyük amacımız, sizin için güvenebileceğiniz ve çocuğunuzun gelişimine fayda sağlayacak aktiviteleri seçmek, ve bu aktivitelere kolayca ulaşmanızı sağlamak. Çocuklarımızın sosyal becerileri yüksek, aktif ve kendine güvenen bir şekilde gelişmesine önem veriyoruz. Eğer siz de bizimle aynı değerleri paylaşıyorsanız, Bu Haftasonunu Dolu Dolu Geçirmek İçin Çocuğunuzla Etkinlikler sayfamıza uğramayı unutmayın.   

Referanslar:

(*)https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0747563214003227