Evde kendi başına oynarken tam bir melek gibi davranan huzur içindeki çocuğunuz başkalarıyla oyuncaklarını paylaşmak durumunda kaldığında tanımadığınız birine mi dönüşüyor? Nedeni tabii ki de paylaşmayı bilmemesi. Ve ebeveynleri olarak paylaşmayı öğretmek sizin elinizde.

Çocuğumun paylaşmak istememesi normal mi

Çocuğumun paylaşmak istememesi normal mi?

Okul öncesi dönemdeki bir çocuğun paylaşmak istememesi elbette ki normal. Çocuklar paylaşma kavramını 3 yaşından itibaren anlamaya başlarlar. Ancak, tabii ki her çocuğun kişiliği ve gelişimi kendine özgüdür. Yani, paylaşmayı, 3 yaşına gelmeden önce öğrenebileceği gibi, 3 yaşından sonra da öğrenebilir. Ebeveynler olarak gerçekçi beklentiler içinde olmakta fayda var. Çünkü:

• Bu yaşlarda çocuklar empati kurmayı öğrenmeye başlasalar da 3-4 yaşlarındaki çocuklar dürtüsel davranışlarına ket vurmakta zorlanabilirler. Bu yüzden, onlar için hep kendi ihtiyaçları ön plandadır ve paylaşmak istememeleri normaldir.

• Çocuklar paylaşmak kelimesinin gerçek anlamını bilmiyor da olabilirler. Örneğin, bir oyuncağını başka bir çocukla paylaştığında bunun kalıcı bir durum olmadığını ve sırası gelince oyuncağını geri alacağını bilmiyor olabilir. Bu yüzden, paylaşmaya yanaşmak istememesi normaldir.

Çocuğuma paylaşmayı nasıl öğretebilirim

Çocuğuma paylaşmayı nasıl öğretebilirim?

1. Rol model olun

Çocuklar gördüğü şeyleri yaparlar. Siz anne-baba olarak paylaşma davranışlarında bulunuyorsanız, örneğin, yediğiniz bir kase patlamış mısırın yarısını çocuğunuzla paylaşıyorsanız veya kendi eşyalarınızı oynaması için ona ödünç veriyorsanız çocuğunuz da paylaşmanın olağan bir şey olduğunu öğrenecektir.

2. Paylaşma davranışını övün

Çocuğunuz sizinle ya da bir başkasıyla paylaşım davranışında bulunduğunda ufak tefek de olsa bu fırsatları kaçırmayın ve onu güzel sözlerinizle överek ödüllendirin. Tabii ki bazen diğer çocukların elinden oyuncağını kapması ya da sırası geçti diye kendini yerlere atarak ağlaması sizi üzecektir, ama onu paylaşmıyor diye asla cezalandırmayın. Ceza veya kötü söz çocuğunuzun paylaşma davranışını negatif sonuçlarla bağdaştırmasına sebep olur.

3. Çocuğunuz için özel olan eşyalara saygı gösterin

Şimdi kendinizi çocuğunuzun yerine koyun ve dürüst olun. Siz olsanız çok değer verdiğiniz, çok severek aldığınız ya da daha bir kere bile kendiniz giymeye fırsat bulamadığınız bir kıyafeti arkadaşınıza ödünç vermek ister miydiniz? Çocuğunuzun da tıpkı sizin gibi önem verdiği, onun için özel olan oyuncakları olabilir. Ebeveynleri olarak buna saygı göstermek zorundayız. Onun için özel olan bir oyuncağı paylaşmayacağını öngörerek, çocuğunuzu paylaşmaya zorlamamanız gerekir.

İşbirliğine dayalı oyunlar oynayın

4. İşbirliğine dayalı oyunlar oynayın

Çocuğunuzla oyun oynama fırsatlarınız olduğunda rekabet içeren oyunlar yerine daha çok iş birliğinin ön planda olduğu, birlikte puzzle yapma gibi oyunlar oynamaya çalışın. Bu tür oyunlarda çocuklar sırasını beklemeyi ve sırası geldikçe hamle yapmayı, oyuna devam etmeyi öğrenirler. Oyunlar dışında, bitkileri sulama, bulaşık yıkama, balkonu süpürme gibi evdeki günlük işleri de birlikte yapmayı teklif edebilir, çocuğunuzu işbirliği yapmaya alıştırmış olursunuz.

5. Adil olduğunuzu kanıtlayın

Oyun sırasında bir oyuncağı arkadaşıyla paylaşırken ikisinin de eşit koşullarda olduğunu vurgulayın. Örneğin, itfaiye kamyonu ile Ali 5 dakika oynayacaksa, Veli de 5 dakika oynamalı. Ve bunun adil bir şekilde yapıldığını göstermek için kronometreyi açıp şeffaf bir şekilde çocuklara gösterebilir, saat kavramını onlara açıklayarak onların güvenini kazanabilirsiniz. Böylece, çocuğunuz hem kendine haksızlık yapılmadığından emin olacak hem de başkalarının hakkını yememeyi öğrenmiş olacaktır.

6. Paylaşmanın anlamını bildiğinden emin olun

Yukarıda da belirttiğimiz gibi çocuğunuz “paylaşmak” kelimesinin anlamını doğru bilmiyor olabilir. Paylaştığı oyuncağın sonsuza kadar arkadaşında kalacağını düşünüyor olabilir. Bu durumda ona paylaşmanın geçici olduğunu, belirli bir süre sonunda oyuncağını geri alacağını söyleyin. Ve paylaşmak kelimesini yanlış bir bilgiyle eşleştirmiş olma ihtimaline karşı “paylaşmak” yerine “ödünç vermek”, “sırayla kullanmak” gibi daha açıklayıcı ve net kelimeler kullanmaya çalışın.

7. Duyguları hakkında konuşun

Tüm bunlara rağmen, baktınız çocuğunuz yine bir oyuncak paylaşımı durumunda mızmızlanmaya mı başladı? Olaylar kızışmadan hemen araya girip çocuğunuzu oradan uzaklaştırın. İkiniz birlikte bir kenara çekilip, onunla konuşmayı, empati duygusunun altını çizmeyi deneyin. Örneğin, çocuğunuzun arkadaşı kendi oyuncağını paylaşmak istemiyorsa, çocuğunuza arkadaşının neden böyle hissediyor olabileceğini açıklamaya çalışın. Oynamak için başka bir oyuncak seçmesini söyleyin. Aynı zamanda, çocuğunuzun da duygularını dile getirmesine olanak tanıyın. Eğer bunu kendisi yapamıyorsa duygularını adlandırmasına siz yardımcı olun. Böylece, kendisini anladığınızı düşünecek, size güvenecektir.