0-6 yaş arası dönem, çocukların ileriki yaşlarda gösterdiği gelişimin temelini oluşturuyor ve erken yaşlarda atılan bu temeller hayatın geri kalan kısmında çok da fazla değişim gösteremiyor. Durum böyle olunca, biz ebeveynlere çocuklarımızın ilk 6 yılını iyi değerlendirmek düşüyor. Bizler de cocuklarkesifte.com olarak gelişimde ilk 6 yılın önemini duymayan kalmasın dedik ve çocuğunuzun ilk 6 yılını neden iyi değerlendirmeniz gerektiğini yazdık:

1. İlk yıllarda beyindeki nöronlar çok hızlıdır

İlk yıllarda beyindeki nöronlar çok hızlıdır

Edindiğimiz her yeni tecrübe beyindeki nöronlar arasında yeni bağlantılar oluşturur. Bebeklik ve çocukluk yıllarında, yeni nöron ve nöronlar arası bağlantı oluşumu en hızlı seviyededir ve çocukluktan sonra bu hızda bir düşüş görülmeye başlar. Bu yüzden bebekler ve çocuklar yetişkinlerle kıyasladığımızda çok daha çabuk öğrenirler. Bebeklikten itibaren ne kadar çok uyarana maruz kalırlarsa ve ne kadar çok çeşitli deneyimler edinirlerse beyinleri de o kadar gelişir.

2. Konuşmanın içeriği dil gelişimi için önemlidir

Konuşmanın içeriği dil gelişimi için önemlidir

Çocuklar küçük yaşlardan itibaren çevrelerindeki insanlarla etkileşime girdikçe içinde bulundukları kültürün dilini de öğrenirler. Dil gelişimi için çocuklarla konuşmanın sıklığı kadar içeriğinin de önemi vardır. Örneğin, bir anne, çocuğuyla bebeklikten itibaren ne kadar çok kendisinin ve başkalarının zihinsel durumlarını anlatan ifadeler kullanırsa (düşünmek, bilmek, hatırlamak, unutmak, sevmek, özlemek, çabalamak vb.), çocuğun bu ifadeleri anlamlandırması o kadar kolaylaşır. Böylece hem kendisinin hem de diğer insanların duygu ve düşüncelerini okuyabilir.

3. İnsanlarla etkileşim çocuğun kendisini nasıl algıladığını belirler

İnsanlarla etkileşim çocuğun kendisini nasıl algıladığını belirler

Çocukların benlik algıları da küçük yaşlarda yerleşen gelişimsel özelliklerden biridir. Etkileşim halinde bulundukları insanların onlara karşı tutumu, çocukların kendilerini nasıl algıladıklarını belirler. Örneğin, çocuk sorduğu sorular karşısında tepkisiz kalan ya da çok soru sorduğu için onu azarlayan bir yetişkine maruz kaldığında soru sormanın ve olayları sorgulamanın yanlış bir şey olduğunu düşünecektir. Bir şey deneyip de başarılı olamadığında karşısındaki yetişkin tarafından verilen tepki çocuğun hata yapmanın kabul edilebilir veya kabul edilemez oluşuyla ilgili algısını değiştirecektir. Küçük yaşlarda yer etmeye başlayan bu düşünceler ilerleyen yıllarda da kişilik algısını ve hayata bakış açısını etkileyecektir.

4. Öz denetim becerilerinin etkisi

Öz denetim becerilerinin etkisi

Öz denetim, bir hedefe ulaşmak isteyen çocuğun davranışlarını kontrol edebilmesi, dürtülerini durdurabilmesi ve anlık isteklerini erteleyebilmesidir. Bu saydıklarımızı gerçekleştirmek çocuklar için oldukça zor olsa da onların hem sosyal ilişkilerinde hem de akademik performanslarında daha başarılı olmalarını sağlar. Kendi davranışlarını kontrol edebilen bir çocuk yaşıtlarıyla oyun oynarken çıkan bir problem karşısında ani öfke nöbetleri geçirmek yerine duygularını kontrol altında tutabilir. Böylece arkadaşları tarafından dışlanmaz, onlarla olumlu sosyal ilişkiler geliştirir. İsteklerini erteleyebilen bir çocuk parka gitmek için ağlayıp sızlanmak yerine önce annesinin işlerini bitirmesini bekleyebilir. Böylece anlık sevinçler yerine, kendisini daha uzun vadede mutlu edecek şeyler için beklemeyi öğrenir.