Çocuğumuzla bir kitap üzerinden ilişki kurduğumuz zaman, o kitap çocukla ortak ilgi odağımız haline gelir. Kitabın resimlerinde gördüğümüz nesneleri isimlendiririz. Resimler ve olaylar arasında bağlantı kurarız. Kitaptaki karakterlerin bakış açılarını alırız. Olayları bir sıraya dizerek kendi içinde uyumlu bir hikâye oluştururuz. Her şeyden önemlisi, kitap okurken günlük hayattaki konuşmalarımızdan çok daha zengin bir dil kullanırız. Şimdi gelin, bütün bunların çocuk için neden bu kadar önemli olduğuna bakalım.

1. Kelime dağarcığı genişler

Çocuğunuzun Kelime Dağarcığı Genişler

Çocuğa kitap okurken hem içerik hem de gramer olarak günlük hayatımızda konuştuğumuzdan daha zengin bir dil kullanırız. Her sayfada çocuğun bilmediği nesneleri göstererek nesnenin adını söyleriz. Hikâyede geçen yeni kelimeleri ayrıntılı bir şekilde anlatırız. Öğrendiği yeni kelimeleri cümle içinde kurmuş oluruz. Böylece, çocuğumuzun bildiği ve kullandığı kelime sayısında artış meydana gelir. Çocukların kelime dağarcığı ne kadar genişse, okula başladıklarında o kadar ileri seviyede olurlar.

2. Konuşmaya daha erken başlar

Çocuklar konuşmaya daha erken başlar

Okul öncesi dönemde dil gelişimi ile zekanın birbiriyle yüksek oranda ilişkisi vardır. Bebeklikten itibaren kitap okunan çocuklar yaşıtlarına göre daha erken konuşmaya başlar. Duygu, düşünce ve isteklerini ifade etmekte zorlanmazlar. Çünkü, kendilerine okunan kitaplar sayesinde dili nasıl kullanmaları gerektiğini öğrenirler. Başlarından geçen bir olayı anlatırken o olayı belirli bir düzen içinde anlatmayı öğrenirler.

3. Okur-yazarlık becerileri artar

Okur-yazarlık becerileri artar

Bizler çocuklarımıza kitap okurken farkında olsak da olmasak da kitap okumanın belli kuralları olduğunu davranışlarımıza yansıtırız. Örneğin, kitabı elimize ilk aldığımızda önce kapağına bakarız, kitabın adını söyleriz, kitabın adından içeriğini tahmin etmeye çalışırız, kitabın sayfalarını sırayla çeviririz, kitaptaki yazıları soldan sağa doğru okuruz, kitaptaki karakterlere birer isim bulmaya çalışırız ya da hikâyeye başlarken “bir varmış bir yokmuş” gibi kültürel kalıplar kullanırız. Bütün bunları yaparken aslında çocuğumuza kitap okumanın veya hikâye anlatmanın belli kuralları olduğunu öğretmiş oluruz. Böylece çocuk kitaplar ve okuma-yazma becerileri ile ilgili tecrübe kazanmış olur.

4. Sosyal becerileri gelişir

Sosyal becerileri gelişir

Kitap okumak her ne kadar tek başına ya da ebeveynle birlikte yapılan bir aktivite olsa da hikâyede geçen her bir karakter çocuk için keşfedilmesi gereken ayrı bir dünyadır. Çocuğumuza kitap okurken, kitaptaki karakterlerin duygu, düşünce ve istekleri hakkında da konuşuruz. Karakterin bir davranışının nedenleri hakkında kafa yorarız. Resimlerdeki surat ifadelerine bakarak duyguları hakkında çıkarımlarda bulunuruz. Karakterin neden üzgün ya da mutlu olduğunu anlatırız. Böylece, çocuk diğer insanların da farklı duygu, düşünce ve istekleri olabileceğini öğrenir. Kendini onların yerine koyarak empati kurar. Kitaplardaki karakterlerden öğrendiği bu sosyal beceriyi gerçek hayatta karşılaştığı insanlar karşısında kullanır.

5. Akademik başarıları artar

Akademik başarıları artar

Yukarıda belirttiğimiz tüm sebeplerden dolayı çocuğunuza düzenli olarak kitap okumak aslında onu okula, yani hayata hazırlar. Hem alıcı hem ifade edici dil becerileri gelişmiş olduğu için okulda öğretmenlerinin anlattıklarını daha kolay anlar, kavramlar arasındaki ilişkileri kolayca kurabilirler. Ayrıca kendilerini daha iyi ve doğru bir şekilde ifade edebildikleri için hem akranları arasında hem de sınıf içi çalışmalarda öğretmenleri karşısında daha popüler bir öğrenci olurlar. Böylece, çok küçük yaşlardan beri geliştirdikleri bu becerileri sayesinde okul hayatına sağlam bir temelle başlayıp, ilerleyen yıllarda da başarı göstermeye devam ederler.