Çocuklar okula başladıkları zamanlarda okula ne kadar mutlu ve istekli bir şekilde giderlerse, ilerleyen yıllarda da aynı şekilde devam ediyorlar. Yani, erken yaşlardaki okul ilgisi çocukların akademik performansını etkiliyor. Bu nedenle, çocukların okula başlarken kötü tecrübeler edinmemesi çok önemli. Buna engel olabilmek için yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri, çocuğumuzu gözlemlemek, acaba okula başlamaya hazır mı diye. Bir çocuğun okula başlamaya hazır olup olmadığını anlamak için ise şunlara dikkat etmemiz gerekiyor: 

1. Fiziksel gelişim

Çocuğunuzun okulda mutlu olabilmesi için her şeyden önce fiziksel olarak sağlıklı olması ve yaşıtları gibi normal bir büyüme göstermesi gereklidir. Bunlara ek olarak, okula başlayan bir çocuğun ince ve kaba motor becerilerinin de gelişmiş olması beklenir. Yani, çocuğunuzun yürüyebiliyor, koşabiliyor, zıplayabiliyor olması gibi büyük kaslarını kullanmada ve kalem tutabilmesi, makasla kesebilmesi, resim çizebilmesi gibi küçük kaslarını kullanmada herhangi bir sorun yaşamıyor olması gereklidir.

2. Dil gelişimi

Küçük yaşlardaki dil gelişiminin zekayla, sosyal becerilerle, okul başarısıyla ve daha nice gelişim alanlarıyla ilişkisi kanıtlanmış durumda. Çocuğunuzun okul hayatında mutlu ve dolayısıyla başarılı olması için öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla sağlıklı iletişim kurabiliyor olması gereklidir. Ayrıca, anlatılanları dinleme, anlama, kendi bilgilerini başkasına aktarabilme, kendini sözel olarak ifade edebilme ve soru sorma becerilerinin de gelişmiş olması gereklidir.  

3. Sosyal gelişim

Okul oldukça sosyal ve belli başlı kuralları olan bir ortamdır. Çocuğunuzun böyle bir ortama ayak uydurup devamlı gitmeyi istemesi için öncelikle kurallara uyabiliyor ve onların nedenini anlayabiliyor olması gerekir. Örneğin, sırasını bekleyebilmesi okulda hem arkadaşları hem de öğretmenleri tarafından kabul görmesi için çok önemlidir. Ayrıca, duygularını ifade edebilmesi, karşısındaki kişinin duygularını anlaması ve onunla empati kurabilmesi de okulda arkadaş edinimini kolaylaştıracak ve okulu her gün gitmek isteyeceği bir ortama dönüştürecektir.

4. Bilişsel gelişim

Yeni bir şeyler öğrenebilmek için birtakım temel bilgilere de sahip olması gerekmektedir. Örneğin, bir cümleyi anlamak için içinde geçen bazı kelimelerin anlamını biliyor olmak gerekir. Benzer şekilde, okula başlayan bir çocuğun derslerden keyif alması ve kendini ortama uzak hissetmemesi için sayı saymayı bilmesi, üçgen, kare, daire gibi temel şekilleri bilmesi, uzak, yakın, ileri, geri gibi uzamsal ilişkileri bilmesi gerekir. Ayrıca, öğrenmenin gerçekleşebilmesi için kısa da olsa çocukların dikkatini bir noktaya toplayabilme becerisinin de olması gereklidir. 

5. Öğrenme isteği

Kendi gözlemlerinizden de bileceğiniz üzere, çocuklar çok meraklıdır. Her şeyi bilmek, görmek, nasıl yapıldığını öğrenmek isterler. İşte bu merak, yani, çocukların öğrenmeye olan isteği onların okula gitmelerini teşvik edici bir rol oynar. Okulda gerek öğretmenlerinden gerekse arkadaşlarından sürekli yeni bir şeyler öğrenen ve öğrendikçe mutlu olan çocuk okulla arasında pozitif bir ilişki oluşturur. Dolayısıyla öğrenmeye olan ilgisi, her gün okula seve seve gitme isteğini tetikler.