Siz çocuğunuzu ne kadar aktiviteden aktiviteye koşturtsanız, dünyaları gezdirseniz, en eğlenceli, en çılgın parklara da götürseniz çocuğunuzdan şunu mutlaka duyarsınız: “anne, canım sıkılıyor” ve panikle yeni bir oyun, çocuğunuzu oyalayacak değişik bir aktivite arayışına girersiniz. Çocukların eğitimini ve gelişimini desteklemek için onlara yeni deneyimler sunmak elbette ki gereklidir, ancak onları 7/24 oyalayabilmemiz mümkün değil. Kaldı ki canları sıkıldığında onları meşgul etmeye çalıştıkça çocuklarımızı can sıkıntısının faydalarından mahrum etmiş oluruz. Çocuklarımızın canının sıkılmasına izin vermeliyiz ki aşağıdaki olumlu etkilerinden yararlanabilsinler:

Çocukların yaratıcılığını geliştirir

Çocuklar boş kaldıkları zaman biz anne babalar onlara sürekli yeni aktiviteler sundukça çocukların hiçbir şey düşünmesine gerek kalmaz. Çocuklar da sürekli hazıra konmaya alıştırıldıkları için düşünme, hayal etme becerilerini kullanmaya gerek görmezler. Halbuki, canı sıkılan bir çocuğa biraz süre tanırsanız mecbur kaldığı için yapabileceği aktiviteleri düşünmeye başlayacak, hayal gücünü kullanarak yeni fikirler üretecek, daha önce oynamadığı oyunlar tasarlayacaktır. Böylece, can sıkıntısı çocuğun hayal gücünü tetikleyerek yaratıcılığa dönüşecektir.

Çocukların içsel motivasyonunu artırır

Her ne kadar henüz hala küçük yaştalarken çocuklarımızı eğlemek biz anne babalara düşse de büyüdüklerinde her zaman yanlarında olamayacağız. O halde çocuklarımızı yetiştirirken kendi kendini eğlendirmeyi, boş zamanlarını değerlendirmeyi bilen bireyler yetiştirmeyi hedeflemeliyiz. Canı sıkılan bir çocuk dışarıdan bir müdahale olmasına gerek kalmadan kendisini oyalayacak yeni aktiviteler bulma motivasyonuna sahip olur. Küçük yaşlarda geliştirmeye başladığı bu içsel motivasyon hayat boyu onunla beraber kalacak, her zaman yeniliklere açık olacaktır.

 

Çocukların yeteneklerini keşfetmelerine imkan yaratır

Çocuk her sıkıldığında onu meşgul etmek için çeşit çeşit aktiviteler sunarsak, o çocuk hiçbir zaman neyi gerçekten sevip sevmediğini bilemeyecektir. Çünkü, ona sunulan aktiviteler hep anne babasının uygun gördüğü aktiviteler olacaktır. Oysa, çocuğa sıkılması için vakit tanınsa kendi oyununu kendi kuracak, kendi hayal gücündeki seçenekler arasından en sevdiği, en çok keyif aldığı aktivitelere yönelecektir. Böylelikle, kendi beceri ve yeteneklerini deneyerek sınırlarını keşfetmiş olacaktır.

Çocuğumun canı sıkıldığında nasıl davranmalıyım?

·      Her şeyden önce çocukların canının sıkılmasının normal hatta onların gelişimi için faydalı bir zaman dilimi olduğunun bilincinde olmalısınız.

·      Unutmayın ki siz onun yerine düşündükçe çocuğunuz asla kendisi için düşünmeyi, kendi kendine yetmeyi öğrenemeyecektir.

·      En kestirme yolu seçip çocuğunuza akıllı telefon, tablet, bilgisayar, TV gibi teknolojik çözümler sunmayın. Çocuğunuzun düşünmesine, duygularıyla yüzleşmesine zaman tanıyın.

·      Kendisini eğlendirebileceği ortamı sağlayın ancak ne yapması ya da yapmaması gerektiğini söylemeyin. Özgür bırakın ki yaratıcılığı konuşsun.

·      Çocuğunuz yapacak bir şey bulamadıysa ve ısrarla gelip size sıkıldığını söylüyorsa, sizden ufak bir yardım bekliyor olabilir. Böyle bir durumda, yine tam olarak ne yapması gerektiğini söylemeden ona küçük ipuçları verebilirsiniz. Örneğin, “bak dolabında bir sürü boş kutu var. Belki o kutularla ilginç bir oyun ortaya çıkarabilirsin” diyerek hayal gücünü geliştirmesi için önayak olabilirsiniz.